03 01 2012

(İlâhî ente maksudî ve ridake matlûbî)

(İlâhî ente maksudî ve ridake matlûbî)  |  görsel 1

  Din imtihandır.Bu dünya hayatı imtihan yeridir.Bu imtihanı kazanmak için mutlaka bir insanın önüne imtihanı getirir mutlaka onu tercih durumunda bıraktırır.Nereyi tercih edecek bakalım: Hakkı mı tercih edecek batılı mı?..Sevabı mı isteyecek dünya menfaatını mı?..Allah'ın rızasını mı arayacak yoksa dünyadaki zevk ü sefasını mı düşünecek?.. Neyi düşünmesi lazım insanın?.. (İlâhî ente maksudî ve ridake matlûbî) "Yâ Rabbi ben seni istiyorum!Yâ Rabbi ben dünyayı istemiyorum ben para istemiyorum ben mutluluk istemiyorum ben keyif istemiyorum ben düğün bayram istemiyorum ben eğlence istemiyorum ben yılbaşı istemiyorum ben gezme tozma istemiyorum;ben senin rızanı istiyorum senin razı olmanı istiyorum seni razı edecek işleri yapmak istiyorum!Ben benin rızanın peşindeyim ben seni istiyorum ya Rabbi!" demesi lâzım!.. Biz bunu diyoruz söz olarak hocalarımız bize öğretti:(İlâhî ente maksudî) "Yâ rabbi maksudum hedefim gayem sensin;(ve ridake matlûbî)ben senin rızanı istiyorum!" Sözünü söylüyoruz işin özüne ermeyi nasib etsin... Prof.Dr.Mahmud Es’ad COŞAN ... Devamı

20 12 2011

BEN ARTIK DİNDAR DEĞİLİM / SENAİ DEMİRCİ-HABER 7

  Geçenlerde yabancı bir misafirim yazdıklarımı bilerek sordu: “Are you personally religious?” (Peki siz de şahsen dindar mısınız) Önce “Evet!” dedim. Sonra düzeltmek zorunda kaldım. “Ama sizin sandığınız gibi değil…”    Doğru cevap: “Dindar değilim!”    Açıklayabilirim:   Ortada bir varoluş gerçeği var. En iyi bildiğimiz gerçek bu değil mi? Hepimiz bu gerçeğin şahidi değil miyiz? Göğü denizi, ormanı nehri, dağı deresi, çölü ovasıyla, canlısı cansızıyla muhteşem bir cümbüşün orta yerindeyiz. Bu varlığın bir anlamı var. Bu varlığın ortasında düşünen bir insan olarak bulunmanın da bir anlamı var. Bu muhteşem varoluşun muhataplarıyız. İşitebilen, görebilen, akıl yürütebilen, iradesini kullanabilen varlıklarız. Kasten buradayız ve kasten varlığa muhatap edildik. Sanat galerisindeki sanatları takdir etmek üzere çağırılmış davetliler gibiyiz. Öyle seyrettiğimiz de sanat, seyreden bizler de sanat seyretmesini bilen apayrı sanatlarız.   Peygamberler ve kitaplar, insanı bu varoluş karşısında sorumluluk almaya çağırır. [Ki bu anlamda Kur’ân’ın üçte ikisi varlıktan söz eder ve muhataplarını “insanlar” olarak seçer. Kitab din adamlarına, dindarlara hitap etmez; aklı olanlara, görenlere, duyanlara, konuşanlara, düşünenlere seslenir!] Adam olan adamdan kendisini ve muhatabı olduğu evreni var edene karşı görevinin ne olduğunu sorması beklenir. Üç duraklık minibüs yolculuğunu bile “Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun? Burada işin ne?” sorularını cevaplamadan yapmayan bir insanın koskoca ömrüne bu soruları sorması niye yadırganır ki?    Aklı başında her insanın sorusu olmaya değmez mi şu... Devamı

16 12 2011

"Göçtü Kervan" - Murat Gökşen

"Göçtü Kervan" - Murat Gökşen Devamı

16 12 2011

Demedim mi - Murat Gökşen

Demedim mi - Murat Gökşen Devamı

16 12 2011

Dolap Niçin İnilersin - Murat Gökşen

Dolap Niçin İnilersin - Murat Gökşen Devamı